Yemek
Seyahat
Sağlık
Ekonomi
Faydalı Bilgiler
Eğitim
Eğitim
Eğitim
Doğa ve Hayvanlar
Az bilinen bazı deyimler ve hikayeleri:
Hikayesi olan bazı deyimler:
Bazı deyimlerin hikayeleri: Çizmeden Yukarı Çıkmak: 19. yüzyılda bir ressam, bir kunduracının çizme hakkındaki eleştirilerini dikkate alarak tablosunu düzeltir. Kunduracı, bu kez de şövalyenin pantolon ve kemerinde hatalar olduğunu söyleyince ressam, "Çizmeden yukarı çıkma!" der. Pabucu Dama Atılmak: Osmanlı döneminde, kusurlu ayakkabılar üreten ayakkabıcılar cezalandırılır ve ayakkabıları çatılara atılırdı. Saman Altından Su Yürütmek: Bir çiftçi, daha fazla su alabilmek için tarlasında gizli bir kanal kazıp ırmaktan su çalar. Ateş Pahası: Sultan Süleyman, avda kaldığı bir kömür kulübesinde ısınmak için yakılan ateşin değerini bin altın olarak belirtir. Dingo'nun Ahırı: Taksim'deki atlı tramvayların dinlenme noktası olan Dingo adlı kişinin ahırında, çok sayıda at gelip giderdi. Daha fazla deyim ve hikayeleri için aşağıdaki kaynaklara göz atabilirsiniz: onedio.com; webtekno.com; sozcu.com.tr.
İşte 10 deyim: 1. Ağzında sakız gibi çiğnemek. 2. Akla karayı seçmek. 3. Baltayı taşa vurmak. 4. Burnunun dikine gitmek. 5. Canına tak etmek. 6. Daldan dala konmak. 7. Dağ fare doğurdu. 8. İpe un sermek. 9. Nevri dönmek. 10. Zemheri zürafası (gibi).
10 deyim ve hikayeleri: 1. Çarşamba pazarına dönmek: Osmanlı döneminde İstanbul'da kurulan büyük ve kalabalık çarşamba pazarlarından gelir. 2. Dingo'nun ahırı: İstanbul'daki atlı tramvayların Taksim'deki Dingo adlı Ermeni vatandaşa ait ahırda dinlendirilmesi hikayesine dayanır. 3. Dolap çevirmek: Eski konaklarda harem ile selamlık arasında gizli haberleşmeyi sağlayan dolaplardan gelir. 4. Yelkenleri suya indirmek: Fatih Sultan Mehmet döneminde, bir Ceneviz gemisinin saygı gereği yelkenlerini indirmemesi üzerine batırılması hikayesine dayanır. 5. Kabak tadı vermek: Fatih Sultan Mehmet'in yaptırdığı medresede, özellikle cuma günleri kabak yemeklerinin bıkkınlık yaratması ile ortaya çıkmıştır. 6. Foyası meydana çıkmak: Kuyumcuların mücevherlerin üzerine sürdüğü foya maddesinin zamanla dökülmesi ve yalan söyleyen, sahtekarlık yapan kişilerin yalanlarının ortaya çıkması ile ilişkilidir. 7. Çizmeden yukarı çıkmak (Çizmeyi aşmak): 19. yüzyılda bir ressamın, bir şövalye tablosundaki çizme kusurunu fark eden bir kunduracının düzeltmesiyle ortaya çıkmıştır. 8. Saman altından su yürütmek: Bir köylünün, ırmaktan gizlice su çalmak için açtığı gizli kanalı samanla gizlemesi hikayesine dayanır. 9. Kozunu paylaşmak: Kastamonu'da cevizliğin paylaşımındaki haksızlıklardan doğmuştur. 10. Gemileri yakmak: Sezar'ın ordusunun, düşman karşısında geri çekilme imkanını ortadan kaldırarak savaşı mecbur etmesi ile ilişkilidir.
Deyim, kavramları, durumları hoşa giden bir anlatımla ya da özel bir yapı veya sözdizimi içinde belirten ve çoğunlukla gerçek anlamlarından ayrı anlamlara gelen sözcüklerden oluşan kalıplaşmış bir sözcük topluluğu ya da cümledir. Deyimlerin bazı özellikleri: Kalıplaşmış ifadeler: Deyimlerde bulunan sözcüklerin yerleri değiştirilemez ve sözcüklerin yerine eş anlamlıları getirilemez. Mecazi anlam: Genellikle mecazi anlam taşırlar. Kültürel ögeler: Bir toplumun kültürel ve tarihsel ögelerini yansıtırlar. Kullanım alanı: Edebiyattan günlük konuşmaya, tiyatrodan sinemaya kadar geniş bir kullanım alanına sahiptirler.
Beş deyim ve hikayeleri: 1. Çizmeden Yukarı Çıkmak (Çizmeyi Aşmak). 2. Avucunu Yala. 3. Saman Altından Su Yürütmek. 4. Ağzını Bıçak Açmamak. 5. Altı Kaval Üstü Şeşhane.
Türkçede binlerce deyim bulunmaktadır. Ancak, yaygın olarak kullanılan deyimlerin sayısı yaklaşık 500-600 civarındadır. Bazı örnekler: Aklı peynir ekmekle yemek: Akılsızca, şaşkınca, delice işler yapmak. Açık kapı bırakmak: Gerektiğinde bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak, ileriyi düşünerek ılımlı davranmak. Ecel teri dökmek: Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.
Deyimlerin bazı özellikleri: Kalıplaşmış ifadeler: Deyimlerdeki kelimelerin yerleri değiştirilemez ve eş anlamlıları kullanılamaz. Mecazi anlam: Genellikle gerçek anlamlarından ayrı, mecazi bir anlam taşırlar. Değişmez yapı: Deyimlerin yapısı genellikle sabittir ve kelimelerin yerleri değiştirilemez. Anlam derinliği: Deyimler, anlatıma derinlik ve renklilik katar. Kültürel unsurlar: Bir toplumun kültürel ve tarihsel ögelerini yansıtırlar. Geniş kullanım alanı: Edebiyattan günlük konuşmaya kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Atasözlerinden fark: Deyimler anlık durumlar için ve sözü söyleyen kişi ya da kişiler için geçerlidir, atasözleri ise tüm zamanlar için ve herkes için geçerlidir.
Blog
Az bilinen deyimler ve hikayeleri nelerdir?
Arap Alfabesini Türkler ne zaman kullanmaya başladı?
Ay balam ne anlama gelir?
Arapça bi nasıl kullanılır?
Avustralya yaz saati uygulamasına ne zaman geçiyor?
Aslan erkeği hangi burçlarla anlaşamaz?
Arz ve rica ederim ne zaman kullanılır?
Astrolojide en iyi erkek hangi burç?
Asabi ve sinirli eş anlamlı mı?
Asakai toplantısı ne zaman yapılır?
Apocalypse ne anlatıyor?
Ateş pahası ne anlama gelir?
Anlayışınız için şimdiden teşekkür ederim ingilizce ne demek?
Arapça x harfi nasıl okunur?
Askerlikte 7 gün izin nasıl kullanılır?
Avaz avaz bağırmak ne demek?
Ayrıntı ve detay aynı şey mi?
Ay ve Mars kavuşumu ne anlama gelir?
Ansızın çıkagel ne demek?
Ay Işığı özel isim mi?
Aslan burcuna hangi günler iyi gelir?
Antalya Gazipaşa'nın posta kodu nedir?
Ateş Pare'de masa neden kırıldı?
Arapça'da 10 nasıl gösterilir?
Arigatou ve arigato aynı mı?
Azaların seğirmesi ne anlama gelir?
Arapça'da en çok kullanılan cümleler nelerdir?
Ayağın diğer adı nedir?
Açıklamanızı rica ederim ne demek?
Arnavutluk'ta Türkçe bilen var mı?
Arapça fiil çekimi nasıl yapılır?
Azınlık bulmaca cevabı nedir?
Arkadaşın ingilizcesi nasıl okunur?
Artikülasyon nedir?
Antalya alan kodu kaç?
Azerbaycanlılar neden Rusça konuşur?
Atatürk'ün en iyi bildiği dil hangisi?
Asrın eş ve zıt anlamlısı nedir?
Arnavutlar hangi dili daha iyi konuşur?
Arapça tercüman olmak için ne gerekli?